Tercih tanıtım günlerine gel, +%10 ek burs avantajını kaçırma. Detaylı bilgi al.

Onlar kendi hikâyelerini ve alanlarının, ülkelerinin, hatta dünyanın hikâyesini

gelişimleriyle değiştirdiler. Onların gelişimi senin ilhamın olsun.

Tıpkı onlar gibi senin de kendine özgü bir ışığın var. Onlar, parlamak için

engelleri bir bir aştı, yılmadan çalıştı. İçindeki ışığın ne kadar aydınlık

vereceğini gelişimin belirleyecek. Senin yolunda, Gelişim yanında.

Albert Einstein

Senin gelişimin epik olsun

1879 yılında Almanya’da dünyaya gelen Albert Einstein, konuşma zorluğu yaşayan içine kapanık bir çocuktu. Okul hayatı boyunca ezberci sisteme ve sıkı disipline uyum sağlayamadı. İlkokul yıllarında babasının hediye ettiği manyetik pusula onu etkisi altına aldı ve bilime ilgi duymaya başladı. Liseyi bırakarak tek başına İsviçre’deki Politeknik Okulu’nun sınavlarına hazırlanan, ardından İsviçre’de bir liseyi tamamlayarak normalden 6 ay erken Politeknik’e kabul edilen Einstein, eğitim hayatı boyunca uyum sorunları yaşadı ve mezun olduktan sonra bir süre işsiz kaldı. Bugün tüm zamanların en iyi fizikçisi kabul edilen Einstein, görelilik teorisi ve kütle-enerji denkliği formülüyle bilim dünyasında yeni bir çığır açtı. Fotoelektrik etki yasasının keşfiyle 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü kazandı. Onun gelişimi epik olmakla kalmadı, o güne dek bildiklerimizi değiştirdi, binlerce bilim insanına yeni keşifler için yeni ufuklar açtı.

Senin
gelişimin
epik
olsun
Senin
gelişimin
ezberleri
bozsun

Frida Kahlo

Senin gelişimin ezberleri bozsun

1907 yılında Meksika'da doğan Frida Kahlo, 6 yaşında geçirdiği çocuk felci sonrası çevresinde “tahta bacak Frida” olarak anıldı. Engeliyle barışık olan Frida dönemin en iyi eğitimini veren okulda sanat, felsefe, edebiyat gibi alanlara yöneldi. 18 yaşında geçirdiği trafik kazasıyla tüm hayatı değişti. Yaşamı boyunca 32 ameliyat geçirdi. Üstelik sağ bacağında dinmeyen bir acıyla baş etmek zorunda kaldı.1954’te sağ bacağı kesildi. Yatağa bağımlı kalan Frida, resim çizerek acılarını dindirmeye çalıştı. Tavandaki ayna sayesinde oto-portreler yaptı. İyileşme sürecinden sonra da birçok resim yaptı, sergiler açtı ve sağlık sorunları olmasına rağmen son dönemlerinde bile ders vermeye devam etti. İnişli çıkışlı hayatına ve tüm engellerine rağmen toplumda var olmayı başardı ve sanatıyla tüm dünyada tanınan bir isim oldu. Onun gelişimi ezberleri bozmakla kalmadı, dünyanın her yerinden engellilere ve kadınlara cesaret verdi.

Halide Edip Adıvar

1884’te İstanbul'da doğdu. Annesini küçükken kaybederek hayata zor bir başlangıç yaptı. Evde gördüğü derslerle kendini eğitti. Daha 13 yaşındayken İngilizceden çevirdiği kitap basıldı ve sultan tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirildi. Daha sonra eğitim hayatına devam eden Halide Edip, Üsküdar Amerikan Koleji'nden Lisans derecesi alan ilk Müslüman kadın oldu. II. Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle kadın haklarıyla ilgili yazılar yazdı. Fakat dönemin şartları gereği Halide Salih ismiyle yazılarını paylaştı. İzmir’in işgali sonrası mitinglerde yaptığı cesaretli konuşmalar büyük etki yarattı. Bir kadın olarak milli mücadeleye katılmak için Anadolu'ya gitti. Sakarya Savaşı’nda onbaşı, İzmir’in kurtuluşuyla beraber başçavuş rütbesiyle vatana hizmet etti. Milli mücadele yıllarında vatanı için savaş verirken aynı zamanda edebi eserler yazdı, kadın haklarıyla ilgili çalışmalar yaptı, toplumu bilinçlendirmeye çalıştı. Onun gelişimi halkına cesaret vermekle kalmadı, kadın hakları çalışmalarına, edebi eserlere ilham oldu.

Senin
gelişimin
epik
olsun
Senin
gelişimin
ezberleri
bozsun

Orhan Pamuk

Senin gelişimin ezberleri bozsun

Orhan Pamuk, 1952’de, İstanbul'da doğdu. Kalabalık bir ailede, Nişantaşı’nda büyüdü. Liseyi Robert Koleji’nde okudu. 22 yaşına kadar ilerde ressam olacağını düşünerek sürekli resim çizdi. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde 3 yıl mimarlık okuduktan sonra mimar ve ressam olmayacağına karar verip okulu bıraktı. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandı ama bu işi de sevmeyip 23 yaşından sonra kendini eve kapatarak roman yazmaya başladı. Romanları büyük ilgi gördü. İlk romanı Milliyet Roman Yarışması’nda 1. oldu. Beyaz Kale romanıyla uluslararası ilk ününü sağladı. Aynı yıl Amerika’ya giderek orada yazmaya devam etti. Kitaplarının Fransızca çevirileri ödüller aldı. Kar romanı 2004 yılında ABD’de yılın en iyi 10 kitabından biri seçildi. 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı ve Nobel Ödülü alan ilk Türk olarak tarihe geçti. Onun gelişimi sınırları aşmakla kalmadı, Türkçe edebiyata yeni bir soluk getirdi, dünyanın her yerinden, birbirini hiç görmemiş insanları aynı duygularda buluşturdu.

Diego Maradona

Diego Maradona, 1960 yılında Arjantin’de yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Mahallede oynarken keşfedilerek amatör olarak futbol oynamaya başladı.1976’da ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı ve 5 yılda 167 maçta 115 gol attıktan sonra Boca Juniors kulübüne transfer oldu. 1982’de ilk kez lig şampiyonu madalyasını aldıktan sonra FC Barcelona’ya transfer olarak en pahalı oyuncu rekorunu kırdı. Seria A takımına transfer olarak yeni bir daha rekor kırdı. Maçlarda elde ettiği üstün başarılarla tüm zamanların en iyi futbolcuları arasında yerini aldı. Onun gelişimi yalnızca efsane olmakla kalmadı, milyonları heyecanlandırdı, milyonlarca çocuğun hayallerini süsledi.

Senin
gelişimin
epik
olsun
Senin
gelişimin
ezberleri
bozsun

Ludwig van Beethoven

Senin gelişimin ezberleri bozsun

Ludwig van Beethoven 1770 yılında Almanya’nın Bonn şehrinde doğdu. Ailesinin maddi durumu dolayısıyla kendi kendini eğitti. Beethoven müzisyen bir ailenin çocuğuydu. Babası 4 yaşında Beethoven’a çok yoğun piyano dersleri aldırmaya başladı. Beethoven bu sıkı eğitimin ardından 12 yaşında ilk bestesini yazdı. Beethoven’ın çalışma ve problemleri ele alma biçimi alışılmışın çok dışındaydı. Müsvette kağıt tutmuyor, aklına gelen melodileri tek kalemde yazıyordu. Kimi zaman saraydan çok tepki alsa da müzikteki keskin kuralları yumuşatmayı başardı. Tüm gün hiç uyumadan sadece beste yazıyordu. 26 yaşındayken ilk sağırlık belirtileri ortaya çıktı ve bu genç Beethoven’ın psikolojisini derinden etkiledi. Yine de çalışmalarına durdurak vermeden devam ediyor ve çok başarılı oluyordu. Müziği her yerde dinleniyordu. Fakat 1819’dan sonra ‘Konuşma Defteri’ olmadan insanlarla iletişime giremez hale geldi. Birçok kez intihara kalkıştı. Hiçbir şey duymasa da bu problem müzik kariyerini hiçbir şekilde etkilemedi. Sağırlık döneminde 9. Senfoni gibi birçok başarılı eser üretti. İnanılmaz müzik dehasıyla, azmiyle ve mesleğine olan aşkıyla Beethoven her çağda dinlenen ölümsüz besteler ortaya koydu. Onun gelişimi yalnızca ölümsüz olmakla kalmadı, müzikte yeni bir çığır açtı, sonraki nesillere ilham oldu.

Pablo Picasso

Senin gelişimin ezberleri bozsun

Pablo Picasso 1881’de İspanya’da doğdu. Picasso’nun babası resim öğretmeniydi. Bu sebeple çok küçük yaşlarda resim yapmaya başladı. 1887 yılında Picasso’nun Conchita adındaki kız kardeşi doğdu. Picasso kız kardeşini çok seviyordu. Conchita ağır şekilde hastalanınca Picasso eğer kardeşi iyileşirse resim yapmayı bırakacağına dair kendine söz verdi. Conchita’nın hastalığı gitgide ilerledi ve vefat etti. Kardeşimin ölümünden sonra Picasso daha fazla resim yapmaya başladı ve Guinness Rekorlar Kitabına göre tanınan en üretken sanatçı olma yolundaki serüveni başladı. 1900 yılında Paris'e gitti. Maddi sıkıntılar yaşarken bir yandan da resim yapmaya devam etti. 1907- 1914 yılları arasındaki eserleriyle kübist akımın öncüsü oldu. Dönemin sanatçılarının çoğu tarafından küçümsenen bu eserler zamanla büyük ses getirdi. Kübizm akımının en önemli eserlerinden biri olan Guernica eserini 1937 yılında Almanya’nın İspanya’daki Guernica kasabasını bombalanmasından sonra yaptı. Büyük bir savaş nefretiyle yaptığı bu tabloda üzüntüyü ve acıyı resmetti. Bu tablo çok beğeni alırken aynı zamanda eleştirilmeye de devam etti ama Picasso tüm eleştirilere rağmen rengârenk tablolar yaparak 20. yy’ın en büyük sanatçılarından olmayı başardı. Onun gelişimi rengârenk olmakla kalmadı, biçimleri altüst etti, resim sanatına yeni bir soluk getirdi.

Senin
gelişimin
ezberleri
bozsun
Senin
gelişimin
ezberleri
bozsun

Agatha Christie

Senin gelişimin ezberleri bozsun

Polisiye roman denince ilk akla gelen isim Agatha Christie 1890’da Birleşik Krallık’ta doğdu. Çocukluğunda dislektik olmasına rağmen özellikle de polisiye romanları okumaktan çok keyif alıyordu. Bir süre sonra daha iyilerini yazabileceğini düşündü ve bu düşünceyle ilk eseri olan ‘Styles’daki Esrarengiz Olay’ı yazdı. Bu roman birkaç yayınevinden geri çevrilse de basıldığında başarılı kalemi ve merak uyandıran konusuyla büyük beğeniler aldı. Yazdığı 80 polisiye romanıyla dünyanın en popüler polisiye yazarlarından biri oldu. Onun gelişimi yalnızca merak uyandırmakla kalmadı, dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanı aynı heyecanın peşinde sürükledi.

kariyer danışmanımız seni arasın
Kariyer Danışmanımız Seni Arasın