Üniversite hazırlık süreci, kitaplarla yapılan bir çalışma olduğu kadar, zihinle kurulan bir denge sürecidir. Öğrencilerin çoğu, derslerin yoğunluğundan ziyade o yoğunluğa eşlik eden davetsiz düşüncelerle yorulur. Peki, bu zihinsel gürültü içinde kontrolü nasıl geri alabilirsiniz?
Yolculara Odaklanmak mı, Yolu İzlemek mi?
Üniversite sınavı yolculuğunu bir otobüs sürüşü gibi hayal edin. Siz şoför koltuğundasınız, rotanız ise hayal ettiğiniz gelecek. Ancak bu otobüste yalnız değilsiniz. Arka koltuklarda, varlıklarından pek hoşlanmadığınız bazı yolcular var: Kaygı, Yetersizlik Hissi ve Belirsizlik. Bu yolcular sadece orada oturmakla yetinmez, sürekli öne doğru eğilip kulağınıza bir şeyler fısıldarlar: "Yanlış yoldasın", "Bu hızla yetişemeyeceksin", "Diğerleri seni çoktan geçti".
Deneyimsel Kaçınma Tuzağı
Öğrenciler genellikle büyük bir enerji hatası yapar: Otobüsü durdurup arka koltuğa geçerler ve o gürültücü yolcuları dışarı atmaya çalışırlar. "Kaygılanmamalıyım" veya "Bu düşünceyi yok etmeliyim" dedikçe, o düşünceler daha da güçlenir. Siz onlarla kavga ederken otobüs durur ve asıl işiniz olan ders çalışmaktan uzaklaşırsınız.
Psikolojik Esneklik: Gürültüye Rağmen Sürmek
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) bize şunu öğretir: Bu yolcuların otobüsten inmesini beklerseniz, yolculuğunuz asla başlamayabilir. Gerçek başarı, o gürültücü yolcular arka koltukta bağırmaya devam ederken de direksiyonu bırakmamaktır.
• Düşünceleri Fark Et: Onları susturmaya çalışmak yerine sadece isimlerini koyun. "Şu an yine 'yapamayacaksın' diyen yolcu konuşuyor."
• Kontrol Alanına Odaklan: Şoför olarak tek kontrol edebildiğiniz şey direksiyon, gaz ve fren; yani sizin eylemlerinizdir. Yolcuların ne dediğini kontrol edemezsiniz ama otobüsün nereye gideceğine siz karar verirsiniz.
Değerler Pusulası: Nereye Gidiyoruz?
Yol yorucu hale geldiğinde şoförün en büyük motivasyonu varış noktasıdır. Sizin için bu sınav sadece bir puan mı, yoksa ideallerinize giden bir kapı mı? Hedefler (puanlar) bazen moral bozucu olabilir ama değerler (kendini geliştirme, merak, mesleki ideal) her zaman oradadır. Pusulanızı hedeflere değil, değerlerinize çevirdiğinizde, yoldaki sarsıntılar sizi durduramaz.
Sonuç: Direksiyon Hakimiyetini Geri Alın
Unutmayın; arka koltuktan gelen sesler sadece birer "düşüncedir", mutlak gerçekler değil. Başarılı bir öğrenci, stresi tamamen yok eden değil; stresle beraber, o gürültücü yolculara rağmen otobüsü hedefine ulaştıran kişidir.
Ayağınız pedalda, gözünüz yolda olsun. Şoför koltuğundan kalkmadığınız sürece menzile ulaşacaksınız.
İstanbul Gelişim Üniversitesi öğrencileri bilimsel ve teknolojik gelişmelere açık, her alanda kendine güvenen, çalışacağı sektöre göre ekip çalışmasına, etik değerlere ve problem çözme becerisine sahip eleştirel düşünme yeteneği kazanmış gençlerdir. Aynı zamanda alanında lider olmayı hedefleyen, proaktif davranışları benimsemiş, Gelişimli olmanın ayrıcalıklı dünyasını keşfedip dünyaya alternatif bakış açılarını kazandırmaya çalışan, toplumsal sorumluluk bilinci ile donatılmış, geleceğe ümit, azim ve inançla bakan özgün bireylerdir.